Agsl Forumları Agsl Forum Forum Agsl Müzik Resim

Hoşgeldiniz, Misafir.
Son Ziyaretiniz:
Toplam Mesajınız: 0


 

AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 İnsanoğlu, Müziğin Büyüsüyle İnsanlaştı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin_BuRKi
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 40
Yaş : 26
Nerden : Karabük
Ruh Hali :
Tuttuğunuz Takım :
Rep :
path=\"\" title=\"\" permalink=\"\">


Kayıt tarihi : 20/08/08


Başarı Puanı:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)
Güçlülük:
100/100  (100/100)

MesajKonu: İnsanoğlu, Müziğin Büyüsüyle İnsanlaştı   Perş. Ağus. 21, 2008 11:58 am

Bazı şarkılar hüzün, bazıları mutluluk verir. Peki ama bu nasıl oluyor? Fiziksel titreşimlerin ne şekilde duygulara dönüştüklerini çözen araştırmacılar, en gizemli sanatın nasıl geliştiğini de buldular. Yoksa insanı sosyal bir varlık haline getiren müzik miydi?

Johann Sebastian Bach hep ölümsüz kalacak. Hatta dünya sonsuz bir buz tabakasıyla örtüldüğünde ya da Güneş, gezenini kavuracak olsa bile ustanın “Ayarlı Piyano”eserinin ikinci bölümündeki fa-majör prelüdü hep varolacak.
Bach’ın prelüdü, dünyanın sonu geldikten sonra, “Voyager” uzay sondasında uzak dünyalara doğru yol alıyor olacak çünkü. Altın kaplama bakır bir plak üzerine kaydedilen prelüt, şu sıralar dakika da bin kilometrelik bir hızla uzaklaşıyor.
Uzayda milyarlarca yıl dayanacak kayıt cihazı üzerinde, Bach besteleri dışında, 26 müzik eseriyle birlikte 55 dilde “merhaba” da bulunuyor. Hatta uzay sondasında bir de kullanım tarifiyle birlikte 16 2/3 devirli alüminyum bir pikap da var.
Peki ama uzaylılar bu sesli mesajlardan ne anlayacaklar ki? Voyager uydusundaki dünya ve insan resimleri, gizemli mesajı gönderenlerin ne tür yaratıklar oldukları ve nereden geldikleri hakkında bilgi verebilirler. Gerekli şifre çözüldüğünde sözcükler ve matematik formüllerinden de bir anlam çıkarılabilir. Ama bir prelüt, dünya dışı varlıklar tarafından sadece kuru gürültü olarak algılanmaz mı?

Kuşkusuz müzik, insanoğlunun geliştirmiş olduğu sanatların en ilgincidir. Resim, şiir ya da heykeltıraşlığın aksine dünyayı temsil etmez. Bir akort hiçbir şey ifade etmediği gibi bir melodinin de hiçbir anlamı yoktur.

Müzik, özünde sadece matematiktir – yani, frekansları fiziksel kurallara göre üst üste binen, hesaplanabilir hava titreşimleri. Ve buna rağmen matematiğin duygulara dönüşmesi gibi bir mucize gerçekleşir!

Müzik derinden etkileyebilir. Hiçbir insan müziğin büyüsüne karşı bağışık değildir. Seslerin birbirini izlemesi ne kadar anlamsız olursa olsun hiçbir kültür müzikten yoksun değildir. Endonezyalıların Gamelan müziği olsun, Sibirya’daki Tuva göçerlerinin çift tonlu nakaratları ya da Maria Callas’ın sopranosu olsun: Müzik ahenkli, kışkırtıcı ve büyüleyicidir.

Peki ama bu nasıl mümkün oluyor? Etkili bir ritim niçin insanın tüm bedenine işliyor? Nasıl oluyor da bir akort, hüznü ve özlemi uyandırırken diğer bir akort insanı neşelendirebiliyor? Üflemeler, vurmalar ve öttürmeler ne işe yarıyor?
Ve müzik gerçekte ne kadar düzenli? Rakamlar ve sesler neden ilişkili? Ve insanoğlu ne zamandan beri müzik yapıyor?

Modern bilimlerin yöntemleriyle psikologlar, beyin araştırmacıları, matematikçiler ve müzik araştırmacıları şimdi bu fenomenin sebebini çözdüler. Görülen o ki müzik amaçsız bir boş zaman uğraşından öte bir çaba. Yeni bulgular müziğin, insan ve insanın yaşam biçimiyle ne kadar içi içe olduğunu göstermekte.

- Müzik, doğanın kültüre dönüşmüş hali. İçi boş bir kütüğün sesi, rüzgârın ıslığı, hatta düşen bir taşın çıkardığı ses bile insanoğlunun müziği ne şeklide algıladığını ve yorumladığını açıklıyor.

- Melodiler ve ritimler, üzüntü, sevinç ve özlemlerin işlenmesinden sorumlu beyin bölgelerini etkilemekte. Bu açıdan bakıldığında müziğin, duygu dünyasına giden kapıyı açtığı söylenebilir.

- İnsan beyni en başından itibaren müziğe göre programlanmıştır. Birkaç aylık bebekler bile ahenkli müziği ve kakafoniyi birbirinden ayırt edebilirler.

- Müziğin kökeni hayvanlar dünyasına kadar uzanır. İnsan ilk sözcüğü kullanmadan çok önce müzik, kültürün ilk ifade biçimiydi.


Seslerin Büyüsü
Müziğin Kilometre Taşları

Alman bilim adamları 1973 yılında Geissenkösterle kasabasındaki bir mağarada kuğu kemiğinden yapılmış 35 000 yıllık bir flüt buldular.

Neolitik dönemde delikli flüt, tek yüzeyli davul, Pan flütü, ksilofon ve ağız tamburası gibi aletler gelişti.

Tunç ve Demir Çağ’da ilk kez kanuna benzer bir çalgı ve zil üretildi.

İ.S.3000’e ait kalıntılar Mezopotamya’da arp, rebap ve iki yüzlü davul gibi aletlerin kullanıldığını gösteriyor. Çin’de ise ilk bambu flütleri üretildi.

İ.Ö.2000 Mısırlılar trompet ve çift gövdeli flüt çalmaya başladılar.

İ.Ö.1000 Yunanlılar Önasya enstrümanlarını taklit ettiler. İsrail’de dini törenlerde müzik çalınmaya başlandı.

İ.Ö.500 Pitagoras müzik entervallerinin matematikle ilişkisini keşfetti ve oktavları kullanmaya başlayarak ilk porteyi geliştirildi.

İ.Ö. 300 Su basıncıyla çalışan bir tür org (hidrolis) bulundu.

İ.S. 900. İlk çok sesli müzik denemeleri

İ.S.1025 Guido von Arezzo ilk sistematik nota sistemini geliştirdi.

İ.S.1150 Fransa’da trubadurlar moda oldu. Almanya’da ilk ortaçağ trubadurları çalınmaya başlandı.

1500 Oktavda on iki tonluk ayar bulundu.

1680 Antonio Stradivari ilk çellosunu üretti.

1700 İtalyan Bartolomeo Christofori ilk modern piyanoyu geliştirdi.

1708 Johann Sebastian Bach’ın ilk tarihli kantatı “Tanrı Kralımdır” icra edildi.

1764 Wolfgang Amadeus Mozart sekiz yaşında ilk senfonisini besteledi.

1814 Ludwig van Beethoven “Fidello” operasını tamamladı ve beş yıl sonra da sağır oldu.

1845 Richard Wagner’in “Tannhauser” adlı eseri çalındı.

1877 Thomas Alva Edison ilk şarkısını yazdı (“Mary had a little Lamb”); bir yıl sonra da ilk fonografının patentini aldı.

1925 Arnold Schönberg on iki tonlu müziği geliştirdi.

1958 Stereo için yeni bir standart bulundu.İlk Hi-Fi tertibatları piyasaya çıktı.

1979 Sony TPS-L2 Walkman’i ile müzik dinlencesine yeni bir soluk getirdi.

1982 ilk dijital CD satışa sunuldu.

1988 CD satışları ilk kez plak satışlarını geçti. Fraunhofer araştırmacıları, sesli verileri 10x sıkıştırabilen MP3 standardını geliştirdiler.

1998 İlk taşınabilir MP3 çalıcıları piyasaya çıktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://agslforum.ace.st
renkligölgeler
Üye
Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 54
Yaş : 26
Nerden : Safranbolu
Rep : <div class="js-kit-rating" view="score"path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Kayıt tarihi : 21/08/08


Başarı Puanı:
0/0  (0/0)
Seviye:
0/0  (0/0)
Güçlülük:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: İnsanoğlu, Müziğin Büyüsüyle İnsanlaştı   Perş. Ağus. 21, 2008 3:03 pm

paylaşım için teşekkürler..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
FLÜTİST CEREN
Üye
Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 13
Yaş : 27
Ruh Hali :
Cinsiyet :
Rep :
path=\"\" title=\"\" permalink=\"\">


Kayıt tarihi : 06/09/08

MesajKonu: Geri: İnsanoğlu, Müziğin Büyüsüyle İnsanlaştı   Paz Eyl. 14, 2008 2:35 pm

çok iyi müziğin tarihsel gelişimi özetlenerek farklı bir bakış açısıyla anlatılmış ve yeterince aydınlatıcı pylaşım için teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
İnsanoğlu, Müziğin Büyüsüyle İnsanlaştı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Agsl Forumları Agsl Forum Forum Agsl Müzik Resim :: Müzik Bölümü :: Müzik...-
Buraya geçin:  
Bedava forum kurmaya hazir misin ? | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog